Girişim Maceraları: Fuckup Nights

Girişim Maceraları: Fuckup

 

İYTE Girişim Topluluğu olarak etkinliklere katılmayı çok seviyoruz; yeni insanlarla tanışıyoruz, çok değerli bilgiler öğreniyoruz, e eğlenmek de yanında cabası! 🙂

Bildiğiniz üzere Türkiye’de ilk İzmir’de başlayan dünyanın her yerinde yapılan FuckupNights diye bir etkinlik var -bazı resmi yerlerde İş Batırdım Geceleri diye de geçer-. Bu etkinliği bilmeyenler için kısaca bahsetmek gerekirse; zamanında kendi işini batırmış, atmaması gereken imzaları atmış, yanlış ortaklıklara girmiş, kısacası geçmişinde büyük hatalar yapmış, bu hatalardan ders alıp şuan çok başarılı işlere imza atan insanların konuşmacı olarak katıldığı bir etkinlik. Neden yapıyorlar bunu? Çünkü biz de benzer hataları yapmayıp, hazır yapanlardan öğrenelim diye..

 

Etkinliğin mekanı sabit bir yerde olmuyor, bu hafta Fransız Kültür Merkezi’ndeydi. Mekanın, etkinliğin karizmasını önemli ölçüde artırdığını söyleyebilirim. Girişten biletlerimizi satın aldık. Tanıştığımız insanlara bilgilerimizi verebilmek için not defteri ve kalem verdiler. Bir de kim olduğumuzu anlatan stickerlar… Biz kaptık entrepreneur’ü tabii. Girişimci, mühendis, pazarlamacı gibi çeşitli kategoriler vardı ve bu kategorilere bağlı masalar vardı. Her kategori, masasında takılıp, insanlarla tanışacaktı. Stickerlar renkliydi fakat girişimci ve mühendis stickerı çok yakın renklerdeydi o yüzden bizim masamız karma bir ekosistem oluşturuyordu -renkleri karıştırıp gelenler oldu-, iyi de oldu sohbetler çeşitli konularda yapıldı ve -mühendis de olduğum için- hepsi ilgi çekiciydi.

 

 

Etkinliğin ilk saati network saatiydi. İlk saat sonunda ilk iki konuşmacı sunum yapacaktı. Hemen içeri geçtik ve koltuklarımıza oturduk. İlk konuşmacı Derya Kula GÜNGÖR’dü. Uzun yıllar kurumsal tecrübesinden sonra içindeki girişimcilik aşkının parlayıp kendi işletmesini nasıl kurduğunu esprili bir dille anlattı. Ve devamında nasıl battığını… Batmak da diyemeyiz, az zararla devretmiş ki bu da bir başarıdır aslında. Derya Hanım’ın sunumundan çıkardığımız ders, iyi bir ekip oluşturmanın ve işlerin başında durmanın önemiydi. “Daha iyi bir ekibim olsaydı ve işlerimle bizzat sürekli ben ilgilenseydim şuan Karşıyaka’nın kraliçesiydim” dediğini duyar gibiyiz.

 

Sunum yapmak için Pelin ANLI sahneye çıktı. Pelin Hanım da kurumsal kariyeri olan çok başarılı  biri; girişimcilik ateşiyle tutuşup “doktorburada.com” u kuruveriyor. Hastaların ücretsiz randevu hizmeti alabileceği bir sistem. Ortaklarından birinin yazılım ajansı olduğu için sistem hemen kuruluyor, hatta daha fikir aşamasında ilk yatırımını alıyor, doktorburada.com çok hızlı yükseliyor. Fakat yanlış/eksik gelir modeli yüzünden, çok yüksek trafik ve randevuya rağmen giderleri karşılamakta zorlanıyorlar ve gider azaltmaya başlıyorlar. Reklam giderleri gibi önemli etmenler azalınca trafik ve randevu sayısı önemli oranda azalıyor. Doktorburada.com çöküş e geçiyor. Pelin ANLI’nın bu olayından çıkardığımız ders, işi bilmemek; “dijital pazarlamayı kendim yapsaydım çökmeyecektik”, süreci uzatmak; “çöküş süresi neredeyse 1 yılı buldu ve bu da bize 1 yıl gidere mal oldu. “. Bu tecrübenin ardından Pelin ANLI kendini eksik gördüğü alanlarda geliştirdi, piyasayı takip etti. Ve tekrar girişimcilik ateşiyle “tekkredi.com” u kurdu ve hala başarıyla işini devam ettirmektedir.

Ardından network arası verildi. 7 kişiyle tanışana FuckupNights tarafından eğitim ödülü verilecekti. Bizim tanıştığımız kişi sayısı 15’i geçti fakat bu eğitimi daha fazla ihtiyacı olanlar kullansın diye kendimizi açıklamadık 🙂 Network bitti ve kalan iki konuşmacıyı dinlemek için sabırsızlıkla salona girdik.

Hack’nBreak vesilesiyle çok yakından tanıdığımız Murat KÜÇÜKGİRGİN saheneye çıktı. Sözde başarısızlıklarını anlattı fakat yaptığı bütün işler, aslında çok büyük işlerdi. Murat KÜÇÜKGİRGİN’in hatası, bir şeyleri zamanından önce yapmak diyebiliriz, ya da yanlış ülkede gerçekleştirmeye çalışması. Şuanda yoluna HacknBreak, OpenCampus gibi çok başarılı işlerle devam etmektedir.

 

Murat Bey’den sonra Ata UZUNHASAN karşımıza çıkıyor. Ata Bey kişisel hatasından değil, genel sekreteri olduğu Galata Business Angel’ın hatasından bahsediyor. GBA’nın ilk yıllarında, bir startupa yatırım yapılıyor. Fakat startup parayı düzgün idare edemiyor ve iş batıyor, üstüne üstlük GBA’ya startup’ın ödenmemiş borçları geliyor. Ata Bey, GBA olarak çıkarttıkları dersi “Ya bir işe girişip, işin yönetimini takip etmeli ya da o işe hiç girişmemeli” diye açıklıyor.

Ata Bey’den sonra etkinlik sona eriyor. Evlerimize, birçok önemli kişiyle tanışmış, eğlenmiş, günümüzü dolu dolu geçirmiş olarak döndük. Sonraki etkinlikte görüşmek üzere, Girişimle kalın!